Fed’in Bağımsızlığı Savaşı: Powell ve Trump Arasındaki Hukuki Çatışma

Fed’in Bağımsızlığı Kuşatma Altında: Faiz Savaşları Beyaz Saray’a Sıçradı

Giriş: Finansal Temele Yönelik Bir Tehdit

ABD Merkez Bankası (Federal Rezerv ya da kısaca Fed), normalde ekonomik istikrarı sağlamak için perde arkasında faaliyet gösteren, ağırbaşlı ve güçlü bir kurum olarak bilinir. Ancak Trump yönetiminin, Fed Başkanı Jerome Powell hakkında Adalet Bakanlığı aracılığıyla büyük jüri celpleri göndermesiyle bu sakin denge bozuldu. Bu hamle, dünyanın en etkili merkez bankasını siyasi bir silaha dönüştürme tehdidi taşıyan ve eşi benzeri görülmemiş bir gerilim tırmanışını temsil ediyor.

——————————————————————————–

1. Asıl Hedef Bina Değil, Faiz Oranları

Fed Başkanı Powell’ın suçlamasının merkezinde, soruşturmanın resmi gerekçesinin Fed’in merkezindeki 2,5 milyar dolarlık bir bina yenileme projesindeki maliyet aşımları olsa da bunun yalnızca bir “bahane” olduğu iddiası yer alıyor. Powell’a göre asıl amaç, Fed’i faiz oranlarını halkın ekonomik ihtiyaçlarına göre değil, Başkan’ın siyasi tercihlerine uygun olarak belirlemeye zorlamak.

Jerome Powell’ın durumu özetleyen çarpıcı açıklaması şu şekilde:

“Ceza davası tehdidi, Federal Rezerv’in faiz oranlarını Başkan’ın tercihlerini takip etmek yerine, kamuya neyin hizmet edeceğine dair en iyi değerlendirmemize dayanarak belirlemesinin bir sonucudur.”

——————————————————————————–

2. Tepki Anında, Partiler Üstü ve Otoriter Oldu

Yönetimin bu hamlesine yönelik kınama, hızlı ve güçlü bir şekilde geldi. Tepkilerin niteliği, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Eski Fed başkanları Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan tarafından yayınlanan nadir ortak bildiri, Fed’in kurumsal hafızasının birleşik bir protestoyla ayağa kalktığını gösterdi. Tepkiler parti sınırlarını da aşarak, Bankacılık Komitesi’ndeki kilit Cumhuriyetçi Senatörler Thom Tillis, Kevin Cramer ve Lisa Murkowski’den şaşırtıcı bir karşı çıkış geldi. Yönetimin eylemlerinin ne kadar aşırı olduğunun bir kanıtı olarak, Senatör Tillis, bu yasal mesele tamamen çözülene kadar Trump’ın Fed’e yapacağı yeni atamalara, “Powell’ın yerine geçecek isim de dahil olmak üzere,” karşı çıkma tehdidinde bulundu. Bu, yönetimin en önemli müttefiklerini bile yabancılaştırdığını ve iktidar partisi içinde bir çatlak yarattığını ortaya koydu.

Eski Fed başkanlarının ortak açıklamasındaki şu ifadeler, durumun vahametini vurguluyor:

“Para politikası, zayıf kurumlara sahip gelişmekte olan piyasalarda bu şekilde yapılır ve bunun enflasyon ile ekonomilerinin daha geniş anlamda işleyişi üzerinde son derece olumsuz sonuçları olur. En büyük gücü, ekonomik başarımızın temelinde yer alan hukukun üstünlüğü olan Amerika Birleşik Devletleri’nde buna yer yoktur.”

——————————————————————————–

3. Finans Piyasaları Cüzdanlarıyla Oy Verdi ve Endişeliler

Finans piyasaları bu habere olumsuz tepki vererek yatırımcıların Fed’in bağımsızlığını kaybetme potansiyelinden endişe duyduğunun açık bir kanıtını sundu.

Piyasalardaki temel hareketler şunlardı:

  • Uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinin faizleri yükseldi.
  • Altın rekor seviyeye ulaştı.
  • ABD doları düştü.
  • Başlıca ABD borsa endeksleri güne düşüşle başladı.

Bu tepkiler, piyasanın endişelerinin derinliğini gösteren birer sinyaldir. Yükselen Hazine faizleri, Fed’in siyasi baskıyla faizleri yapay olarak düşük tutması halinde gelecekte ortaya çıkacak enflasyon korkusunu yansıtır. Düşen dolar, yatırımcıların ABD’nin istikrarlı bir finansal çıpa olma rolüne olan güveninin sarsıldığını gösterir. Altına hücum ise yatırımcı paniğinin ve devlet kontrolü dışındaki güvenli liman arayışının klasik bir işaretidir.

Goldman Sachs baş ekonomisti Jan Hatzius’un belirttiği gibi, bu gelişmeler “Fed’in bağımsızlığının baskı altına gireceği” yönündeki endişeleri güçlendirmiştir.

——————————————————————————–

4. Yeni ve Daha Gerilimli Bir Sayfa Açıldı

Bu olay, yönetim ile Fed arasındaki çatışmada önemli bir dönüm noktasıdır. Bu noktaya kadar Fed Başkanı Powell’ın sessiz dayanıklılık stratejisi, kamuoyu önünde çatışmaktan kaçınması ve Cumhuriyetçi yasa yapıcıların büyük ölçüde sessiz kalmasıyla karakterize ediliyordu. Ancak bu son hamleyle birlikte Powell’ın stratejisi iflas etti ve onu kurumsal bir sükunetten, kamusal bir yüzleşme pozisyonuna geçmeye zorladı. Bu sadece bir üslup değişikliği değil, aynı zamanda tehdidin artık varoluşsal bir boyuta ulaştığının bir kabulüydü. Powell’ın net kamuoyu yanıtı ve Trump’ın kendi partisinden gelen açık kınamalar, merkez bankasının bağımsızlığı üzerindeki savaşta “yeni ve daha gerilimli bir sayfanın” açıldığını gösteriyor.

——————————————————————————–

Sonuç: Hakem Oyuncu Olduğunda

Fed’e yönelik bu saldırı, merkez bankasının kısa vadeli siyasi baskılardan yalıtılmış olması gerektiği ilkesine yönelik temel bir tehdittir. Bu durum, ekonominin tarafsız bir hakemi olması gereken kurumun, siyasi bir oyuncu haline getirilme riskini barındırıyor. Geriye ise şu can alıcı soru kalıyor: ABD ekonomisinin en önemli finansal kurumunun bağımsızlığı, siyasi bir iradenin gölgesinde kalırsa, istikrar ve öngörülebilirlik vaadini nasıl sürdürebilir?

 

Federal Rezerv’in Bağımsızlığına Yönelik Tehditler: Bir Bilgilendirme Notu

Özet

Bu bilgilendirme notu, Trump yönetiminin Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell hakkında başlattığı ceza soruşturmasının yol açtığı krizi ve bunun sonuçlarını analiz etmektedir. Yönetimin bu hamlesi, Powell’ın Kongre’ye bir bina yenileme projesi hakkında yaptığı yorumlara dayandırılsa da, Fed Başkanı tarafından faiz politikalarını etkilemeye yönelik siyasi bir “bahane” olarak nitelendirilmiştir. Bu gelişme, eski Fed başkanları, önde gelen Cumhuriyetçi senatörler ve finans piyasaları tarafından merkez bankasının bağımsızlığına yönelik ciddi bir saldırı olarak algılanmış ve şiddetle kınanmıştır. Piyasalar, artan Hazine tahvili faizleri, rekor kıran altın fiyatları ve düşen dolar kuru ile olumsuz tepki vermiştir. Soruşturma, Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik istikrarının temel taşı olarak kabul edilen Fed’in özerkliği ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine yoğun bir tartışma başlatmıştır.

——————————————————————————–

1. Çatışmanın Tırmanışı: Cezai Soruşturma

Trump yönetimi, Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell’a yönelik uzun süredir devam eden baskı kampanyasını, bir ceza soruşturması başlatarak önemli ölçüde tırmandırmıştır.

  • Soruşturmanın Gerekçesi: Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen mahkeme celpleri, Powell’ın geçen yaz Senato Bankacılık Komitesi’ne Fed’in merkez kompleksindeki 2.5 milyar dolarlık bina yenileme projesinin maliyet aşımları hakkında yaptığı açıklamalara odaklanmaktadır.
  • Powell’ın Karşı Argümanı: Powell, soruşturmanın gerçek nedeninin bu açıklamalar olmadığını, bunun yönetimin daha düşük faiz oranları talep eden “tehditleri ve süregelen baskısının” bir parçası olduğunu belirtmiştir. Powell’a göre bu hamle, Fed’in para politikasını ekonomik verilere göre değil, Başkan’ın siyasi tercihlerine göre şekillendirmesi için bir baskı aracıdır.
  • Zamanlama: Bu gelişme, yönetimin bir başka Fed yetkilisi olan Vali Lisa Cook’u görevden alma girişiminin Yüksek Mahkeme’de görüşülmesinden yaklaşık iki hafta önce yaşanmıştır. Bu durum, yönetimin Fed üzerindeki kontrolünü artırma çabalarının sistematik bir parçası olduğu yönündeki endişeleri güçlendirmektedir.

2. Powell’ın Yanıtı ve Suçlamalar

Daha önce yönetimle kamuoyu önünde bir anlaşmazlığa girmekten kaçınan Jerome Powell, bu kez sert bir yanıt vererek soruşturmanın arkasındaki siyasi motivasyonları ifşa etmiştir.

  • Kamuoyuna Açıklama: Powell, Fed’in geçen hafta Cuma günü Adalet Bakanlığı’ndan büyük jüri celpleri aldığını ve hakkında bir ceza iddianamesi tehdidi bulunduğunu açıklamıştır.
  • Doğrudan Alıntılar: Powell’ın açıklamaları, durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır:
    • “Hukukun üstünlüğüne ve demokrasimizdeki hesap verebilirliğe derin saygım var. Hiç kimse -kesinlikle Federal Rezerv Başkanı da dahil- hukukun üstünde değildir.”
    • “Ancak bu benzeri görülmemiş eylem, yönetimin tehditleri ve faiz oranlarının düşürülmesine yönelik süregelen baskısı gibi daha geniş bir bağlamda görülmelidir.”
    • “Bu yeni tehdit, geçen Haziran’daki ifademle veya Federal Rezerv binalarının yenilenmesiyle ilgili değil. Kongre’nin denetim rolüyle de ilgili değil… Bunlar bahaneler. Cezai suçlama tehdidi, Federal Rezerv’in faiz oranlarını Başkan’ın tercihlerini takip etmek yerine, halka hizmet edeceğine dair en iyi değerlendirmemize dayanarak belirlemesinin bir sonucudur.”

3. Piyasaların Tepkisi ve Ekonomik Etkiler

Merkez bankasının bağımsızlığının sorgulanması, finansal piyasalarda anında ve belirgin bir istikrarsızlığa yol açmıştır. Yatırımcılar, daha az bağımsız bir Fed’in enflasyon ve para politikası üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini fiyatlamaya başlamıştır.

  • Piyasa Hareketleri: | Piyasa Göstergesi | Gözlemlenen Değişim | | :— | :— | | ABD Hazine Tahvilleri | Uzun vadeli tahvil faizlerinde artış yaşandı. | | Altın | Rekor seviyeye ulaştı. | | ABD Doları | Değer kaybetti. | | ABD Borsaları | Başlıca endeksler, özellikle banka hisseleri, düşüşle açıldı. |
  • Uzman Görüşü: Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Jan Hatzius, durumu şu sözlerle özetlemiştir: “Başkan Powell hakkındaki ceza soruşturmasına ilişkin son haberlerin bu endişeleri pekiştirmesiyle, Fed’in bağımsızlığının baskı altına gireceğine dair endişelerin arttığı açıktır.”
  • Ekonomik Risk: Uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki artışın devam etmesi, yönetimin “satın alınabilirlik” konusundaki endişeleri giderme çabalarına karşı bir geri tepme riski taşımaktadır.

4. Siyasi ve Akademik Yankılar

Soruşturma, hem siyasi arenada hem de ekonomi çevrelerinde geniş çaplı bir kınama dalgasına neden olmuştur. Eleştiriler, Fed’in özerkliğinin ABD ekonomisinin temel direği olduğu noktasında birleşmektedir.

  • Eski Fed Başkanları: Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan, her iki partiden eski ekonomi politikası liderleriyle birlikte ortak bir bildiri yayınlayarak durumu şu şekilde değerlendirmiştir:
  • Cumhuriyetçi Senatörler: Trump’ın kendi partisinden önemli isimler de yönetimin bu adımına karşı çıkmıştır:
    • Thom Tillis (Senato Bankacılık Komitesi Üyesi): Gelişmeyi “büyük bir hata” olarak nitelendirmiş ve “bu yasal mesele tamamen çözülene kadar” Powell’ın yerine atanacak kişi de dahil olmak üzere Trump’ın Fed adaylarına karşı çıkacağını belirtmiştir.
    • Kevin Cramer (Senato Bankacılık Komitesi Üyesi): Gelişmeyi kınayan isimler arasında yer almıştır.
    • Lisa Murkowski: Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Riskler görmezden gelinemeyecek kadar yüksek: Federal Rezerv bağımsızlığını kaybederse, piyasalarımızın istikrarı ve genel ekonomi zarar görür” ifadelerini kullanmıştır.

5. Yönetimin Duruşu ve Genel Bağlam

Yönetim kanadından gelen açıklamalar, olayın siyasi boyutunu daha da karmaşıklaştırmaktadır.

  • Başkan Trump’ın Yorumu: Trump, NBC News’e yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı’nın eylemlerinden haberi olmadığını iddia etmiş ve eklemiştir: “Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum, ama kendisi (Powell) Fed’de kesinlikle çok iyi değil ve bina inşa etme konusunda da çok iyi değil.”
  • Adalet Bakanlığı’nın Pozisyonu: Bir bakanlık sözcüsü, dava hakkında yorum yapmaktan kaçınmış ancak “Başsavcı’nın, ABD Savcılarına vergi mükelleflerinin dolarlarının herhangi bir kötüye kullanımının araştırılmasına öncelik verilmesi talimatını verdiğini” eklemiştir.
  • Powell’ın Görev Süresi: Trump tarafından 2017 sonunda Fed başkanlığına aday gösterilen Powell’ın başkanlık dönemi Mayıs ayında sona erecektir. Ancak, Fed Yönetim Kurulu’ndaki görevi 2028 yılına kadar devam etmektedir. Analistler, bu baskının Powell’ın görev süresi bitse bile kurulda kalma olasılığını artırabileceğini düşünmektedir.

Related Posts