🔴🇹🇷 Borsa İstanbul’da Manipülasyon Teknikleri – Tez İncelemesi

Türk Borsasının Perde Arkası: Küçük Yatırımcının Bilmesi Gereken 4 Şok Edici Gerçek

Merhaba, borsaya yatırım yapmak, finansal özgürlüğe giden yolda heyecan verici bir adım olabilir. Hisse senetleri, doğru stratejilerle büyük bir zenginleşme potansiyeli sunarken, aynı zamanda ciddi kayıplara da yol açabilecek önemli riskler barındırır. Ancak görünenin ardında, özellikle küçük yatırımcıların pek de farkında olmadığı, kendine özgü kuralları olan bambaşka bir “oyun sahası” yatmaktadır.

Bu yazının amacı, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) iç dinamikleri üzerine yapılmış derinlemesine bir çalışmadan çıkarılan en şaşırtıcı ve sarsıcı gerçekleri sizinle paylaşmaktır. Bu gerçekler, piyasaya bakış açınızı sonsuza dek değiştirebilir.

1. Gerçek: Piyasa, Köpekbalıklarıyla Dolu Bir Havuzdur

Borsayı anlamaya çalışırken akılda tutulması gereken ilk ve en önemli benzetme şudur: “İMKB, içi köpekbalıkları ile dolu bir havuzdur.” Bu, kulağa sert gelse de piyasanın acımasız doğasını en net şekilde özetler. Bu düşmanca ortam, bilinçli yatırımcı için ilk şok edici gerçektir.

Peki bu ne anlama geliyor? Bu, piyasanın, meslekleri spekülatif ve manipülatif hareketlerle para kazanmak olan profesyonel “oyuncular” için bir avlanma alanına dönüştüğü anlamına gelir. Gelişmiş ve derin piyasaların aksine, İMKB’nin “sığ” yapısı, onu işlem bazlı manipülasyonlara karşı son derece savunmasız bırakır. Büyük oyuncular, piyasanın bu sığlığından faydalanarak, şirket haberleri veya temel veriler gibi bilgiye dayalı işlemlerle uğraşmak zorunda bile kalmadan, sadece alım-satım hareketleriyle fiyatları istedikleri yöne çekebilirler.

Bu durum, sizin dikkatli araştırmalarınıza dayanarak gördüğünüz bir ‘alım’ sinyalinin, aslında fiyatı tam tersi yöne çekmek üzere olan bir avcının kurduğu bir tuzaktan başka bir şey olmayabileceği anlamına gelir. Şirketlerin temellerine, bilançolarına ve gelecek potansiyellerine güvenerek yatırım yapan “gerçek yatırımcılar” için devasa bir dezavantaj yaratır. Onlar uzun vadeli değer ararken, köpekbalıkları kısa vadeli dalgalanmalardan beslenir.

2. Gerçek: Halka Arzlar Çoğunlukla Üç Perdelik Bir Oyundur

Köpekbalıklarıyla dolu bir havuza girdiğinizi öğrendiniz. Peki bu oyunun daha en başından nasıl aleyhinize kurulduğunu biliyor musunuz? Halka arzlar (IPO), küçük yatırımcı için genellikle “voliyi vurma” fırsatı olarak pazarlanır. Ancak perde arkasında, kontrolün daha ilk günden büyük oyuncuların eline geçmesini sağlayan üç perdelik bir oyun sahnelenir. Bu oyunun kilit mekanizması ise “prorata sistemi” yani oransal dağıtım yöntemidir.

Bu sistemin nasıl çalıştığını basit bir örnekle açıklayalım: Bir halka arzda, talebin arzdan 5 kat fazla geldiğini varsayalım. Bu durumda, her yatırımcı talep ettiğinin %20’sini alacaktır.

  • Büyük parası olan bir “oyuncu yatırımcı” 2.000.000 lot talep eder ve karşılığında 400.000 lot hisse alır.
  • Mütevazı birikimiyle katılan küçük yatırımcı ise 20 lot talep eder ve sadece 4 lot hisse alabilir.

Bu “prorata sistemi”, aslında, küçük balıkların yüzmesine bile izin verilmeden önce havuzun köpekbalıklarına ait olmasını garanti eden mekanizmanın ta kendisidir. Daha hisse işlem görmeye başlamadan, arzın ezici bir çoğunluğu ve dolayısıyla hissenin kontrolü büyük oyuncuların eline geçer. Bu durum, küçük yatırımcıyı daha oyunun başında 1-0 yenik duruma düşürür ve halka arz sonrası yaşanan ani ve sert düşüşlerin arkasındaki en temel nedenlerden birini oluşturur.

3. Gerçek: Oyuncular Gizli Bir Dil Konuşur: Trendler ve Ortalamalar

Ortam düşmanca, oyun başlangıçta hileli. Peki bu kadar çok büyük oyuncu, sanki tek bir beyinmiş gibi nasıl bu kadar koordineli hareket edebiliyor? Cevap şaşırtıcı: Piyasaya yön veren büyük oyuncuların anlaşmak için her zaman telefonda konuşmalarına veya gizli toplantılar yapmalarına gerek yoktur. Onların ortak bir “dili” vardır.

Bu dilin adı “TREND” ve **”ORTALAMALAR”**dır.

Bu sadece bir teknik analiz meselesi değil; bu, kendi kendini gerçekleştiren kehanetler yaratma sanatıdır. Düzinelerce büyük oyuncu, 50 günlük hareketli ortalamayı bir ‘alım’ sinyali olarak kabul etme konusunda zımnen anlaştığında, onların koordineli alımları, şirketin gerçek performansından bağımsız olarak hissenin yükselmesini sağlar. Onlar geleceği tahmin etmiyorlar; geleceği bizzat yaratıyorlar. Bir hisse fiyatı belirli bir trend desteğine geldiğinde bu, diğer oyuncular için bir “alım” sinyali olabilir. Belirli bir ortalamanın altına düştüğünde ise toplu bir “satış” sinyali olarak algılanabilir.

Bu “gizli dilin” varlığı, dışarıdan bakan bir yatırımcı için piyasayı tamamen anlaşılmaz ve rastgele hareket ediyormuş gibi gösterirken, aslında perde arkasında son derece organize hareketlerin gerçekleşmesini mümkün kılar.

4. Gerçek: Ciddi Yatırımcı İçin Borsa Bir Tımarhanedir

Düşmanlarla dolu, kuralları en başından aleyhinize işleyen ve oyuncuların gizli bir dille anlaştığı bir arenada aklını ve parasını korumaya çalışan bir yatırımcının psikolojisi ne hale gelir? Borsa, farklı katılımcılar için çok farklı anlamlar taşır. Yapılan çalışma, bu durumu son derece çarpıcı bir ifadeyle özetliyor ve her yatırımcının bu gerçeği aklının bir köşesinde tutması gerekiyor:

Unutulmamalıdır ki, İMKB politikacıların atadıkları müdürler için bir karhanedir, günü birlik alım-satımcılar için bir kumarhane, ciddi yatırımcılar için ise bir tımarhanedir.

Bu alıntı, piyasanın acımasız katmanlarını gözler önüne seriyor. Alıntının ilk kısmı olan “karhane” ifadesi, piyasanın tepesindeki politik atamaların, borsayı kişisel bir çıkar kapısı olarak gördüğüne işaret ederek işin siyasi boyutunu da gözler önüne serer ve durumu daha da endişe verici hale getirir. Günübirlik al-sat yapanlar için bir kumarhane olan borsa, sürekli yaşanan manipülatif oyunlar ve aşırı oynaklık nedeniyle uzun vadeli, temel analize dayalı yatırım yapmaya çalışan bilinçli yatırımcılar için bir tımarhaneye dönüşür. Değer odaklı yatırımcının sabrı ve akıl sağlığı, rasyonel olmayan bu piyasa koşullarında sürekli olarak test edilir ve bu durum ciddi bir psikolojik yıpranmaya neden olur.

Sonuç: Bu Oyunda Kurallar Farklıysa, Oyuncu Nasıl Kazanır?

Gördüğünüz gibi borsa, sadece rakamlardan, bilançolardan ve grafiklerden ibaret bir yer değildir. Arkasında insan psikolojisi, karmaşık stratejiler, gizli diller ve ne yazık ki bazen kural dışı “oyunların” yattığı bir arenadır. Küçük yatırımcının bu gerçeklerin farkında olmadan sadece iyi niyetle ve temel bilgilerle bu arenada ayakta kalması oldukça zordur.

Bu gerçekler ışığında, her yatırımcının kendine şu soruyu sorması gerekir: “Peki, bu kadar karmaşık ve bazen acımasız bir oyun sahasında, küçük yatırımcının gerçekten bir şansı var mı?”

Cevabı ne olursa olsun, unutulmaması gereken son bir söz var:

Çünkü, Kumar söndürür, içki-sigara öldürür, Borsa ise süründürür.

 

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda Spekülasyon ve Manipülasyon Üzerine Brifing Notu

Yönetici Özeti

Bu brifing, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) yaygın olan spekülatif ve manipülatif faaliyetleri, bu faaliyetlerin altında yatan nedenleri, kullanılan teknikleri ve piyasa üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Analiz edilen kaynak metin, İMKB’nin sığ ve gelişmekte olan bir piyasa olmasının getirdiği yapısal zafiyetlerin, “oyuncu” olarak adlandırılan kişi ve gruplar tarafından nasıl istismar edildiğini ortaya koymaktadır. Gelişmiş piyasalarda yaygın olan bilgi bazlı manipülasyonun aksine, İMKB’de işlem bazlı manipülasyonların çok daha kolay uygulanabildiği ve sıkça karşılaşıldığı vurgulanmaktadır.

Çalışma, bu manipülatif hareketlerin varlığını kanıtlamak için hisse senedi grafikleri ve işlem listelerindeki anormal değişiklikleri incelemekte; hem basına yansımış hem de yargıya intikal etmiş çok sayıda vakayı analiz etmektedir. “Oyun” olarak nitelendirilen bu faaliyetler, gerçek yatırımcıların piyasadan uzaklaşmasına ve sürekli bir “kan kaybı” yaşanmasına neden olmaktadır. Belgede, manipülasyon türleri, hukuki çerçevesi, yaygın olarak kullanılan teknikler ve bu tekniklerin uygulandığı spesifik vaka analizleri detaylandırılmaktadır. Ayrıca, yatırımcıları bu tür faaliyetlerden korumak amacıyla kaynak metinde sunulan 34 alt başlıktaki tavsiyelerin varlığına işaret edilmektedir. Bu belge, İMKB’deki sistemik sorunları ve yatırımcıların karşı karşıya olduğu riskleri anlamak için temel bir kaynak niteliğindedir.

——————————————————————————–

1. Giriş: İMKB’nin Yapısı ve Temel Sorunlar

1986 yılının ilk ayında faaliyete başlayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), yatırımcılarını o günden bu yana hayal kırıklığına uğratan bir yer olarak tanımlanmaktadır. Gelişmiş ekonomilerde borsaların uzun vadeli bir yatırım alanı olarak görülmesinin aksine, bu konsept Türkiye için tam olarak geçerli değildir. İMKB’nin temel sorunları, sığ bir piyasa olması ve yasal düzenlemelerdeki eksiklikler ile mevcut düzenlemelerdeki uygulama zorluklarından kaynaklanmaktadır. Bu durum, borsanın bir “oyun sahasına” dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

  • Piyasanın Sığlığı: İMKB, sığ bir piyasa olduğu için “oyuncular” tarafından işlem bazlı manipülasyonlara oldukça açıktır. Uluslararası alanda yapılan çalışmaların çoğu bilgi bazlı manipülasyon üzerine yoğunlaşırken, İMKB’de işlem bazlı teknikler çok daha kolay uygulanabilmektedir.
  • Kan Kaybının Nedenleri: Piyasadaki kan kaybının temel nedenleri olarak, yasal mevzuatın ağır işleyişi ve destekleyici düzenlemelerin işlerlik kazanmaması gösterilmektedir. Bu durum, sermaye piyasalarının “üvey evlat” muamelesi görmesine yol açmıştır.
  • Çalışmanın Amacı: Bu çalışma, İMKB’de yatırım yapan veya yapmayı düşünen gerçek yatırımcılara rehber olmayı, finans ve ekonomi teorilerinin pratikte karşılaştığı dengesizlikleri ortaya çıkarmayı ve yasal boşluklardan yararlanan illegal düzenlemeleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, İMKB’yi “içi köpekbalıkları ile dolu bir havuz” olarak tanımlamakta ve yatırımcılara bu havuzda nasıl korunacaklarına dair yol göstermeyi hedeflemektedir.

2. Piyasa Aktörleri ve Demografik Yapı

İMKB’deki yatırımcı yapısı, piyasanın manipülasyona ne kadar açık olduğunu gösteren önemli veriler sunmaktadır. Piyasa, az sayıda büyük oyuncunun yoğun etkiye sahip olduğu bir yapı sergilemektedir.

Yatırımcı Demografisi ve Portföy Yapısı (Eylül 2004 itibarıyla):

  • Piyasa Değerine Göre Dağılım:
    • Yabancı Yatırımcı: %50,74
    • Yerli Yatırımcı: %47,98
    • İsimsiz: %1,28
  • Mülkiyet Yoğunlaşması:
    • İlk 10 yatırımcı, borsanın %13,2’sini elinde tutmaktadır.
    • İlk 100 yatırımcı, borsanın %38’ini elinde tutmaktadır.
    • İlk 1000 yatırımcı, borsanın %67,4’ünü elinde tutmaktadır.
  • İlk 10 Yatırımcının Profili: Bu grubun 8’i yabancı kurumsal, 1’i yerli kurumsal ve 1’i yerli bireysel yatırımcıdır.

Aşağıdaki tablo, bireysel yatırımcıların portföy büyüklüklerine göre dağılımını göstermektedir. Bu tablo, yatırımcıların büyük bir kısmının çok küçük portföylere sahip olduğunu, ancak az sayıda yatırımcının piyasadaki toplam değerin önemli bir bölümünü kontrol ettiğini ortaya koymaktadır.

Portföy Değeri (Milyar TL) Bireysel Yatırımcı Sayısı Portföy Değeri (Milyon $) Toplam Piyasa İçindeki Payı (%)
0 – 10 Milyar 783.878 854 4,96
11-50 Milyar 94.391 1.423 8,27
51-100 Milyar 13.857 685 3,98
101-500 Milyar 10.144 1.418 8,24
501-1 Trilyon 1.018 500 2,91
1 Trilyon Üstü 742 1.798 10,45
Toplam 1.667.690 6.678 38,81

Kaynak: Takasbank verileri

Piyasa Halkı Sınıflandırması

  • Yatırımcılar:
    • Tasarruf Yatırımcıları: Orta ve uzun vadeli, bilinçli yatırım yapan gerçek yatırımcılardır.
    • Yatırım Fonları: Bilgisi olmayan veya piyasayı takip edemeyen yatırımcıların birikimlerini yönetirler. Ancak fon yöneticilerinin yetersizliği veya kötü niyeti nedeniyle yeterli ilgiyi görememektedirler.
    • Yabancı Yatırımcılar: Genellikle İMKB’nin %50’sini ellerinde tutarlar. Ekonomik ve siyasi verilere göre pozisyon alırlar. “Bıyıklı yabancı” olarak tanımlanan yerli oyuncular da bu sınıfta yer alır.
    • Devlet: Kamu kuruluşlarının hisselerini özelleştirme kapsamında borsaya kote ettirerek piyasada yer alır.
  • Spekülatörler: Yasal ve yasadışı yollarla kazanç elde etmeye çalışan kişilerdir. Beklenti yaratabilecek her türlü habere (Insider Trading) yatırımcılardan önce ulaşma kapasitesine sahiptirler.

3. Manipülasyon Türleri ve Hukuki Çerçeve

Manipülasyon, rekabetin normal işleyişini bozan ve kanun tarafından yasaklanan araçlarla normalin üstünde kar elde etme suçu olarak tanımlanır. SPK mevzuatı, manipülasyonu iki ana kategoriye ayırmaktadır:

  1. İşlem Bazlı Manipülasyon (SPK md. 47/A-2): Yapay olarak sermaye piyasası araçlarının arz ve talebini etkilemek, aktif bir piyasa izlenimi uyandırmak veya fiyatları belirli bir seviyede tutmak, artırmak ya da azaltmak amacıyla yapılan alım ve satım işlemleridir. Bu suçun oluşması için fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmeyi ifade eden “genel kast” ile birlikte, kanunda sayılan amaçlara yönelik “özel kast”ın da varlığı aranır.
  2. Bilgi Bazlı Manipülasyon (SPK md. 47/A-3): Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek nitelikteki yalan, yanlış, yanıltıcı veya mesnetsiz bilgi, haber veya yorumları yaymaktır. Bu suç, bir “tehlike suçu” olarak düzenlenmiştir; yani zararın doğması şart olmayıp, tehlikeli davranışın kendisi cezalandırılmaktadır.

Avrupa Birliği’nin “Market Abuse” direktifi de benzer şekilde üç tür manipülatif fiil tanımlamaktadır:

  • Arz ve talebi yanlış veya yanıltıcı şekilde etkileyen emir veya işlemler.
  • Fiyatların yapay veya anormal şekilde oluşmasını sağlayan emir veya işlemler.
  • Yanlış veya yanıltıcı etki yaratan bilgilerin yayılması.

4. Yaygın Manipülasyon Teknikleri ve Analizi

“Oyuncular”, piyasanın sığlığından ve yasal boşluklardan faydalanarak çeşitli teknikler kullanmaktadır. Bu teknikler, yatırımcıları yanıltarak haksız kazanç elde etmeyi amaçlar.

Temel İşlem Bazlı Yöntemler

  • Mülkiyette Değişiklik Yaratmayan İşlemler (Wash Sale): Menkul kıymetlerin mülkiyetinde gerçek bir değişiklik yaratmayan, yapay hacim ve fiyat hareketleri oluşturan işlemlerdir.
  • Fiyat Adımlarını Yükselterek Seri Halde Yapılan Tek Lotluk İşlemler: Düşük maliyetle fiyatı etkileme amacı taşıyan bu işlemler, genellikle kapanış fiyatını veya teminat değerini yüksek göstermek için yapılır.
  • Arzı Kısıtlama: Bir menkul kıymetin arzını kontrol ederek fiyat üzerinde yapay bir baskı kurmaktır.
  • Fiktif Hesaplar Kullanma (Parking and Warehousing): Asıl kimliği gizlemek için başkası adına açılmış hesaplar üzerinden işlemler yapmaktır.
  • Açığa Satış: Sahip olunmayan menkul kıymetin, fiyatının düşeceği beklentisiyle satılmasıdır.

Operasyonel ve Teknik Analiz Odaklı Yöntemler

  • Endeksi Etkilemeden Gün İçi Mal Toplama/Satma: Endeks üzerinde ağırlığı yüksek hisselerde satış yapılırken, ağırlığı düşük hisselerde alım yapılarak endeks seviyesi korunur ve bu sırada istenen hisselerde pozisyon alınır veya pozisyondan çıkılır. 04.01.2005 tarihli “E.D.G.İ.M.S Operasyonu” bu tekniğe bir örnektir.
  • Manipülatif Trend ve Ortalamalar: Spekülatörler, standart teknik analiz araçlarını (trend çizgileri, hareketli ortalamalar) yatırımcıları tuzağa düşürmek için kullanır. Örneğin, yatırımcılar 5 ve 21 günlük ortalamaları takip ederken, spekülatörler 50 ve 200 günlük ortalamaları baz alarak kendi operasyonlarını planlayabilir. Spekülatörler genellikle “2” yerine “4” farklı ortalama kullanarak her vadeye uygun destek/direnç seviyeleri belirler.
  • Regresyon Bantları: Az bilinen ancak oldukça etkili bir teknik analiz aracıdır. Bu indikatör, orta vadede en çok prim yapacak hisseleri tespit etmede doğru sonuçlar verebilmektedir. Oyuncular, regresyon bandının kırılımlarını takip ederek büyük fiyat hareketlerinden önce pozisyon alırlar.

5. Vaka Analizleri: İMKB’deki “Oyunlar”

Kaynak metin, İMKB’de yaşanan ve küçük yatırımcıları mağdur eden çok sayıda manipülatif olayı “oyun” başlığı altında incelemektedir.

  • Küstüren Oyunlar:
    • Petrol Ofisi Özelleştirmesi: “Altın hisse”nin kaldırılması ve İş-Doğan grubuna yapılan satış sürecinde, birleşme bilgisinin yabancı yatırımcılara önceden sızdırılıp yerli yatırımcılardan saklanması sonucunda küçük yatırımcılar mağdur edilmiştir.
    • Yapı Kredi Bankası – IMF Bağlantısı: Pamukbank ve YKB birleşme sürecinde, olumlu haberler resmi olarak açıklanmadan önce YKB hisselerinde %18.5’lik bir değer artışı yaşanmıştır. Bilgiler kamuoyuna dengesiz bir şekilde yayılmıştır.
    • Batan Aracı Kurumlar: SPK’nın kararları ile kapatılan aracı kurumlarda hesabı bulunan 30 bin civarında yatırımcı mağdur olmuştur.
    • Çukurova ve Kepez Elektrik: Bu iki şirketin hisse senetlerine el konulması, İMKB’nin yurtdışındaki güvenilirliğini zedelemiştir.
  • Oyun Sahası Hisseler:
    • Finansbank (25 Milyon Lot): Bir gün içinde 25 milyon lot hissenin (%22,73) fiziki olarak kayıtlardan çıkarılması, yabancı ortaklık söylentilerinin olduğu bir dönemde şüphe çekmiştir.
    • Bosch Fren: %6.594 oranında bedelsiz sermaye artırımı sonrası “bölünme sonrası 1 milyon liraya kadar taşıyacak oyuncu” söylentileri ile hissede aşırı spekülatif hareketler yaşanmış, küçük yatırımcılar zarar etmiştir.
    • Duran Ofset Birleşmesi: Ülker Grubu ile birleşme sürecinde, iki aracı kurumun (Deniz Yatırım ve Form Menkul) bir ay içinde hisse senedindeki paylarını %16.3’ten %38.2’ye çıkarması, içeriden öğrenenlerin ticareti şüphesini doğurmuştur.
  • Halka Arzlar: Yeni Oyun Sahası:
    • Halka arzlarda “klasik” dağıtım yönteminden, büyük yatırımcıyı kayıran “prorata” sistemine geçilmesi, halka arzları yeni bir manipülasyon alanına çevirmiştir.
    • Burçelik Vana: “Arzın 8 misli talep toplandı” haberlerine rağmen, hisse senedi ilk işlem gününde tavan fiyattan açıldıktan sonra iki seans taban yaparak günü tamamlamış ve yatırımcıları büyük zarara uğratmıştır.
    • Doğuş Otomotiv: Halka arz edilen 38 milyon lot hissenin 21.5 milyonu 24 bin kişiye satılmış, ancak en büyük alımı 422 bin lot ile tek bir kişi yapmıştır. İlk işlem gününde, halka arz fiyatının bir kademe altından Doğuş Grubu tarafından 5.5 milyon lotluk (33 trilyon TL) alım emri girilerek “hissemizin arkasındayız” mesajı verilmiş, ancak kısa bir süre sonra bu emrin kaldırılmasıyla hisse taban fiyata gerilemiştir.

6. Yasal Süreçler ve İstatistikler

SPK ve İMKB, manipülasyonla mücadele etmeye çalışsa da, veriler sorunun büyüklüğünü ve mücadelenin zorluğunu göstermektedir. Aşağıdaki tablo, SPK’nın son 5 yıldaki faaliyetlerine ilişkin bir özet sunmaktadır.

SPK Suç Duyuruları ve Yargı Süreçleri (2000-2004)

Yıl Toplam Suç Duyurusu Insider Trading Manipülasyon Diğer Savcılık Aşamasında Yargı Aşamasında Karara Bağlanan
2000 103 0 22 81 7 56 40
2001 120 1 78 40 6 33 81
2002 124 1 78 45 33 43 48
2003 158 1 93 64 67 84 7
2004 124 2 77 45 78 46 0
TOPLAM 629 5 349 275 191 262 176

Kaynak: SPK 2003-2004 Raporu

Bu veriler, manipülasyonun en sık rastlanan suç türü olduğunu (toplam 349 başvuru) ve yargı süreçlerinin uzun sürerek caydırıcılığın azaldığını göstermektedir. İMKB’nin kendi manipülasyon inceleme istatistikleri de sorunun devam ettiğini teyit etmektedir. 2004 yılına devreden inceleme sayısı 182’dir. Bu rakamlar, İMKB’nin bir “spekülasyon ve manipülasyon cenneti” olduğu iddiasını güçlendirmektedir.

Tez Künyesi (Bibliography)
Türkçe:
• Yazar: İbrahim Cem Kogen
• Başlık: İMKB’de Spekülasyon ve Manipülasyon Teknikleri
• Tür: Yüksek Lisans Tezi
• Kurum: T.C. Doğuş Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
• Danışman: Doç. Dr. Alövsat Müslümov
• Yer / Tarih: İstanbul, Haziran 2005