Bir Bankanın Finansal Raporundan Çıkan 5 Şaşırtıcı Gerçek
Finansal raporlar, çoğu zaman rakamlarla dolu, sıkıcı ve anlaşılması zor belgeler olarak görülür. Sayfalar dolusu tablo ve dipnot, konunun uzmanı olmayanlar için bir labirentten farksızdır. Ancak bu rakamların arkasına dikkatle bakıldığında, bir şirketin stratejisi, başarıları ve karşılaştığı zorluklar hakkında beklenmedik ve sürükleyici hikayeler bulmak mümkündür. Şekerbank’ın 30 Eylül 2025 tarihli konsolide olmayan finansal tablolarına ilişkin Sınırlı Denetim Raporu, tam da böyle şaşırtıcı detaylar barındıran, incelenmeye değer bir örnek teşkil ediyor.
——————————————————————————–
1. Denetçiden Gelen “Şartlı” Uyarı: Kâr Rakamlarındaki Büyük Soru İşareti
Raporun belki de en çarpıcı detayı, giriş sayfalarında yer alan bağımsız denetçi raporunda gizli. Denetim şirketi Deloitte, bankanın finansal tablolarına ilişkin sonucunu “Şartlı Sonuç” olarak açıklamış. Basit bir dille ifade etmek gerekirse bu, denetçinin finansal tabloların bütününe “her yönüyle tamamen doğrudur ve kurallara uygundur” diyemediği, belirli bir konuda önemli bir çekincesi olduğu anlamına gelir. Bu, bir finansal rapor için oldukça ciddi bir uyarıdır.
Peki, şartlı sonucun sebebi nedir? Denetçi raporuna göre, banka yönetimi geçmiş dönemlerde ayırdığı 700 milyon TL’lik serbest karşılığı iptal edip bu tutarı cari dönemde kâr olarak kaydetmiştir. Denetçi, bu işlemin “BDDK Muhasebe ve Finansal Raporlama Mevzuatı gereklilikleri dışında” yapıldığını açıkça belirtiyor. Ancak hikaye burada bitmiyor. Denetçi raporu, bu 700 milyon TL’lik gelir kaydının aynı zamanda 210 milyon TL’lik bir ertelenmiş vergi gideri yarattığını da belirtiyor. Net etki, bankanın dönem kârını tek seferlik bir işlemle 490 milyon TL şişirmesi anlamına geliyor. Bu durum, raporlanan 1,21 milyar TL’lik dönem kârının kalitesi ve sürdürülebilirliği hakkında ciddi bir soru işareti yaratıyor ve kârlılık rakamlarına ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini gösteren kritik bir sinyal veriyor.
——————————————————————————–
2. Dokuz Ayda %55 Büyüme: Bir Banka Bu Kadar Hızlı Nasıl Büyür?
Rapordaki soru işaretlerinin yanı sıra, göz ardı edilemeyecek kadar etkileyici büyüme rakamları da dikkat çekiyor. Rakamların büyük resmine bakıldığında, bankanın toplam aktiflerinin 31 Aralık 2024’te 117,1 milyar TL iken, 30 Eylül 2025’te 181,6 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor. Bu, sadece dokuz aylık bir sürede %55’in üzerinde bir büyüme anlamına geliyor.
Bu olağanüstü büyümenin arkasındaki ana motorlar ise krediler ve mevduatlar. Aynı dönemde Toplam Krediler (Net) %64,5 artarak 96,3 milyar TL’ye, Toplam Mevduat ise %58,9 artarak 117,8 milyar TL’ye ulaşmış. Bu denli hızlı bir büyüme ne anlama geliyor? Bu, bankanın piyasaya ne denli agresif bir şekilde kredi pompaladığının ve pazar payı kapma yarışında ne kadar iddialı olduğunun bir göstergesi.
——————————————————————————–
3. Büyüme Patlamasına Rağmen Azalan Kâr: Finansal Bir Paradoks
İşte raporun en şaşırtıcı çelişkilerinden biri burada ortaya çıkıyor. Bankanın bilançosu bu kadar hızlı büyürken, kârlılığının aynı performansı göstermemesi, hatta gerilemesi tam bir finansal paradoks. Banka aktiflerini, kredilerini ve mevduatlarını %55-65 aralığında artırırken, 2025’in ilk dokuz ayındaki net dönem kârı (1,21 milyar TL), bir önceki yılın aynı dönemine göre (1,55 milyar TL) daha düşük kalmış.
Bu durum, bir şirketin hacmi artarken kârının azalması nedeniyle oldukça karşı-sezgiseldir. Bu paradoks, artan operasyonel maliyetler veya fonlama giderleri gibi unsurlardan kaynaklanıyor olabilir. Daha da önemlisi, ilk maddede belirtilen ve denetçinin işaret ettiği, kâra net 490 milyon TL etki eden muhasebe kaydı olmasaydı, raporlanan kâr çok daha düşük olacak ve büyüme ile kârlılık arasındaki makas daha da açılacaktı.
——————————————————————————–
4. Personel Muamması: Giderler Artarken Çalışan Sayısı Neden Azaldı?
Finansal tabloların derinliklerinde, bankanın operasyonel yapısıyla ilgili ilginç bir anomali daha bulunuyor. İnsan kaynakları verileri, birbiriyle çelişen iki trendi aynı anda gösteriyor. Bir yanda, bankanın personel giderleri geçen yılın aynı dönemine göre 3 milyar TL’den 4,6 milyar TL’ye fırlamış. Diğer yanda ise aynı dönemde bankanın çalışan sayısı 3.719’dan 3.281’e düşmüş.
Giderler artarken çalışan sayısının azalması ne anlama gelebilir? Bu durum, birkaç olası senaryoya işaret ediyor olabilir: Sektördeki yetenek savaşları nedeniyle mevcut personele yapılan yüksek zamlar mı? Yoksa bir yeniden yapılanma sürecinin getirdiği kıdem tazminatı gibi tek seferlik yüksek maliyetler mi? Bu detay, rakamların arkasında yatan operasyonel dinamiklerin ne kadar ilginç ve çok katmanlı olabileceğini gösteren mükemmel bir örnek.
——————————————————————————–
5. Uluslararası Güven ve Kaya Gibi Sermaye: Madalyonun Diğer Yüzü
Rapordaki soru işaretlerine ve çelişkilere bir denge unsuru olarak, bankanın temel gücünü ve piyasa güvenini gösteren son derece pozitif veriler de mevcut. Banka, 2025’in üçüncü çeyreğinde 200 milyon ABD doları tutarında başarılı bir tahvil ihracı gerçekleştirmiş. En önemlisi, bu ihraca yatırımcılardan ihraç tutarının tam 2,5 katı talep gelmiş. Bu, uluslararası piyasaların bankaya ve Türkiye ekonomisine olan güveninin güçlü bir göstergesi.
Genel Müdür Dr. Hasan Basri Göktan, Ara Dönem Faaliyet Raporu’nda bu başarıyı şu sözlerle özetliyor:
“Tahvil ihracı öncesinde ve sırasında uluslararası yatırımcılardan gördüğümüz yoğun ilgi, Türkiye’de uygulanan ekonomik programın istikrarına ve süregelen başarılı finansal performansımıza güvenin açık bir göstergesi olmuştur.”
Bununla birlikte, bankanın solo sermaye yeterlilik rasyosu %24,18 gibi sektör ortalamalarının ve yasal limitlerin çok üzerinde bir seviyede bulunuyor. Bu, bankanın olası şoklara karşı ne kadar sağlam bir sermaye tamponuna sahip olduğunu gösteriyor. Diğer maddelerdeki soru işaretlerine rağmen bu veriler, bankanın temel finansal sağlığının, sermaye yapısının ve uluslararası piyasalardaki itibarının güçlü kaldığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
——————————————————————————–
Sonuç: Büyüme mi, Risk mi?
Şekerbank’ın 30 Eylül 2025 tarihli finansal tablolarına ilişkin Sınırlı Denetim Raporu, bir şirketin finansal hikayesinin ne kadar karmaşık olabileceğinin altını çiziyor. Bir yanda rekor düzeyde bilanço büyümesi ve uluslararası piyasalardan alınan güvenoyu; diğer yanda ise denetçinin “şart” düştüğü bir kâr kalitesi ve azalan kârlılık paradoksu.
Peki, tüm bu rakamlar bir araya geldiğinde ne anlatıyor: Cesur bir büyüme stratejisinin başarılı adımları mı, yoksa gelecekte dikkatle izlenmesi gereken potansiyel riskler mi? Cevap muhtemelen ikisinin bir karışımı. Ancak kesin olan bir şey var ki, bu rapor rakamların sıkıcı bir yığın değil, okunmayı bekleyen bir hikaye olduğunun en iyi kanıtlarından biri.
Şekerbank T.A.Ş. 30 Eylül 2025 Finansal Durum Brifingi
Yönetici Özeti
Bu brifing belgesi, Şekerbank T.A.Ş.’nin 30 Eylül 2025 tarihinde sona eren dokuz aylık döneme ait konsolide olmayan finansal raporunu ve ara dönem faaliyet raporunu analiz etmektedir. Raporun en kritik bulgusu, bağımsız denetim kuruluşu DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. (Deloitte) tarafından verilen “Şartlı Sonuç” görüşüdür. Bu görüş, Banka yönetiminin geçmiş dönemlerde ayırdığı 700 milyon TL tutarındaki serbest karşılığı cari dönemde iptal ederek gelir kaydetmesi ve bu işlem üzerinden 210 milyon TL ertelenmiş vergi gideri muhasebeleştirmesi nedeniyledir. Denetçiye göre bu işlem olmasaydı, Banka’nın dönem net kârı 490 milyon TL daha az olacaktı.
Finansal performans açısından Banka, 2024 yıl sonuna kıyasla güçlü bir büyüme sergilemiştir. Toplam aktifler %55 artışla 181,6 milyar TL’ye, net krediler %64,6 artışla 96,3 milyar TL’ye ve toplam mevduat %58,9 artışla 117,8 milyar TL’ye ulaşmıştır. Banka, aktif kalitesini koruyarak takipteki alacaklar rasyosunu %1,3 seviyesinde tutmuştur. Bununla birlikte, 2025’in ilk dokuz ayındaki 1,21 milyar TL’lik dönem net kârı, önceki yılın aynı dönemindeki 1,55 milyar TL’lik kâra göre bir düşüşe işaret etmektedir.
Banka’nın sermaye yapısı güçlü kalmaya devam etmektedir. Sermaye Yeterlilik Rasyosu (SYR) %24,18 olarak gerçekleşmiş olup yasal sınırların oldukça üzerindedir. Yönetim, fonlama kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında uluslararası piyasalardan önemli kaynaklar temin etmiştir. Bu çerçevede, 200 milyon ABD Doları tutarında Basel III uyumlu ilk ilave ana sermaye niteliğindeki tahvil ihracı ve IFC’den 100 milyon Dolar tutarında iklim finansmanı ve sürdürülebilir tarım odaklı kredi sağlanması öne çıkan gelişmelerdir.
Bağımsız Denetçi Raporu: Şartlı Sonuç
DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından hazırlanan 5 Kasım 2025 tarihli Sınırlı Denetim Raporu’nda, Banka’nın 30 Eylül 2025 tarihli konsolide olmayan finansal tablolarına ilişkin “Şartlı Sonuç” bildirilmiştir.
Şartlı Sonucun Dayanağı
Şartlı sonuca neden olan temel husus, Banka yönetiminin muhasebe uygulamasıdır. Raporda bu durum şu şekilde açıklanmaktadır:
- Banka yönetimi, BDDK Muhasebe ve Finansal Raporlama Mevzuatı gereklilikleri dışında, tamamı geçmiş dönemlerde ayrılan serbest karşılık tutarının 700.000 Bin TL‘sini cari dönemde iptal ederek gelir kaydetmiştir.
- Bu serbest karşılık iptali üzerinden 210.000 Bin TL ertelenmiş vergi gideri muhasebeleştirilmiştir.
- Denetçinin görüşüne göre, bu muhasebe işlemi yapılmamış olsaydı, Banka’nın 30 Eylül 2025 tarihi itibarıyla:
- Dönem net kârı 490.000 Bin TL daha az olacaktı.
- Özkaynakları 490.000 Bin TL daha az olacaktı.
- Diğer karşılıklar tutarı 700.000 Bin TL daha fazla olacaktı.
- Ertelenmiş vergi varlığı 210.000 Bin TL daha az olacaktı.
Bu durum, finansal tabloların BDDK Muhasebe ve Finansal Raporlama Mevzuatı’na uygun olarak tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun bir biçimde sunulmadığı kanaatine yol açmıştır.
Finansal Performans ve Bilanço Analizi
Anahtar Finansal Göstergeler (Konsolide Olmayan)
Aşağıdaki tablo, Banka’nın 30 Eylül 2025 itibarıyla temel finansal göstergelerini ve önceki dönemle karşılaştırmasını özetlemektedir.
| Finansal Gösterge (Bin TL) | 30.09.2025 | 31.12.2024 | Değişim (%) |
| Toplam Aktifler | 181.618.553 | 117.110.743 | +%55,08 |
| Toplam Krediler (Net) | 97.717.077 | 59.887.210 | +%63,17 |
| Toplam Mevduat | 117.767.480 | 74.093.717 | +%58,94 |
| Özkaynaklar | 12.134.944 | 10.701.646 | +%13,39 |
| Dönem Net Kârı | 1.210.858 | 1.552.027 (*) | -%21,98 |
| Sermaye Yeterlilik Rasyosu (%) | %24,18 | %23,25 | +0,93 p |
| Takipteki Alacaklar Rasyosu (%) | %1,3 | – | – |
(*) Önceki dönem kâr rakamı 30.09.2024 tarihli 9 aylık döneme aittir.
Varlık Büyümesi ve Kredi Portföyü
Banka, 2025 yılının ilk dokuz ayında güçlü bir aktif büyümesi sergilemiştir. Toplam aktifler, 2024 yıl sonuna göre %55,08 artarak 117,1 milyar TL’den 181,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Bu büyümenin ana itici gücü, %63,17 artışla 97,7 milyar TL’ye ulaşan net kredi portföyü olmuştur. Faaliyet raporunda belirtildiği üzere, özellikle TL nakdi kredilerde yılbaşından bu yana %67’lik bir artış kaydedilmiştir.
Bankanın aktif kalitesi gücünü korumaktadır. 30 Eylül 2025 itibarıyla takipteki alacaklar (NPL) rasyosu %1,3 gibi düşük bir seviyede gerçekleşmiştir.
Yükümlülükler ve Fonlama Yapısı
Bankanın ana fonlama kaynağı olan toplam mevduat, 2024 yıl sonuna göre %58,94 artarak 74,1 milyar TL’den 117,8 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu durum, Banka’nın tabana yaygın mevduat portföyünü güçlendirme stratejisiyle uyumludur.
Bunun yanı sıra, alınan krediler kalemi %32,5 artışla 17,1 milyar TL’den 22,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Banka yönetimi, fonlama kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi doğrultusunda uluslararası piyasalardan aktif olarak kaynak sağlamaktadır. Bu kapsamda öne çıkanlar:
- Basel III Uyumlu Tahvil İhracı: Eylül 2025’te, 200 milyon ABD Doları tutarında, ihraç tutarının 2,5 katı talep gören başarılı bir ilave ana sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirilmiştir.
- Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Kaynağı: Eylül 2025’te IFC’den 100 milyon Dolar tutarında iklim finansmanı, sürdürülebilir tarım ve kadın girişimcilerin finansmanı için yeni kaynak sağlanmıştır.
Kârlılık Analizi
Banka’nın 2025 yılının ilk dokuz aylık dönemindeki net kârı, bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüş göstermiştir.
- Net Faiz Geliri: 2025’in ilk dokuz ayında 7.616.765 Bin TL olarak gerçekleşmiştir.
- Net Ücret ve Komisyon Gelirleri: Önemli bir artışla 390.460 Bin TL’den 1.872.099 Bin TL’ye yükselmiştir.
- Dönem Net Kârı: 2024’ün ilk dokuz ayındaki 1.552.027 Bin TL’den, 2025’in aynı döneminde 1.210.858 Bin TL’ye gerilemiştir. Bu düşüş, artan faaliyet giderleri ve beklenen zarar karşılıklarındaki artıştan etkilenmiştir.
Sermaye Yeterliliği ve Risk Yönetimi
Banka’nın sermaye yapısı, yasal gerekliliklerin oldukça üzerinde, güçlü bir seviyededir.
- Sermaye Yeterlilik Rasyosu (SYR): 30 Eylül 2025 itibarıyla %24,18 olarak gerçekleşmiştir (31 Aralık 2024: %23,25).
- Çekirdek Sermaye Yeterlilik Rasyosu: %19,77 olarak hesaplanmıştır (31 Aralık 2024: %16,96).
- Kaldıraç Oranı: %10,54 olarak gerçekleşmiş olup, %3 olan yasal asgari oranın oldukça üzerindedir (31 Aralık 2024: %7,53).
Banka, risk yönetimi kapsamında kredi riski, piyasa riski, operasyonel risk ve likidite riski gibi temel risk faktörlerini özkaynakları ile ilişkilendirerek limitlendirmekte ve bu limitlere uyumu düzenli olarak izlemektedir.
Stratejik Değerlendirmeler ve Yönetim Perspektifi
Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür’ün ara dönem faaliyet raporundaki mesajları, Banka’nın stratejik önceliklerini ve makroekonomik beklentilerini ortaya koymaktadır.
Makroekonomik Değerlendirme
- Yönetim, Türkiye’de uygulanan enflasyonla mücadele programının kararlılıkla sürdürüldüğünü ve Orta Vadeli Program’ın (OVP) ekonomi için tutarlı bir yol haritası sunduğunu belirtmektedir.
- Enflasyonda görülen gerileme ve TCMB’nin veri odaklı faiz indirim döngüsü olumlu gelişmeler olarak vurgulanmaktadır.
- Güçlü turizm gelirleri ve sürdürülebilir seviyelerdeki cari açık ile Türkiye ekonomisinin hedeflerine doğru ilerlediği ifade edilmektedir.
Bankanın Stratejik Odak Alanları
- Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Büyüme: Banka, 72 yıllık mirası olan sosyal ve çevresel bankacılık anlayışıyla Türkiye’nin kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.
- Üretimin Finansmanı: Başta kırsal kalkınma ve KOBİ’lerin finansmanı olmak üzere üretime yönelik finansman desteği, Banka’nın ana stratejileri arasında yer almaktadır.
- Uluslararası Fon Kaynakları: Kalkınma odaklı uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan kaynakları çeşitlendirerek bu fonları üretime yönlendirme hedefi devam etmektedir. Son bir yılda yurtdışı kredilerin 2 katına çıkarılması bu stratejinin bir göstergesidir.
- Güçlü Fonlama ve Sermaye Yapısı: Tabana yaygın mevduat portföyünü güçlendirmeye devam ederken, uluslararası sermaye piyasalarından sağlanan kaynaklarla fonlama yapısını çeşitlendirmek ve güçlü sermaye pozisyonunu korumak önceliklidir.
Muhasebe Politikaları ve Diğer Önemli Hususlar
Enflasyon Muhasebesi
Raporda, BDDK’nın 5 Aralık 2024 tarihli ve 11021 sayılı kararı uyarınca 2025 yılında enflasyon muhasebesinin uygulanmamasına karar verildiği belirtilmiştir. Bu karara istinaden 30 Eylül 2025 tarihli finansal tablolar hazırlanırken TMS 29 “Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama” standardına göre enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır.
Kurumsal Yapı ve Ortaklıklar
30 Eylül 2025 itibarıyla Banka’nın en büyük ortakları şunlardır:
- Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam, Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı (%30,92)
- Samruk-Kazyna Invest LLP (%12,06)
- Şekerbank T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfı (%6,68)
Operasyonel Büyüklük
30 Eylül 2025 tarihi itibarıyla Banka, yurt içinde 239 şube ve 3.281 çalışan ile hizmet vermektedir. Yıl sonuna göre şube sayısı sabit kalırken, çalışan sayısı 3.719’dan 3.281’e düşmüştür.