Bir Finansal Raporun Perde Arkası: Akdeniz Yatırım Holding’in Bilançosundan 4 Şaşırtıcı Sinyal
Giriş: Rakamların Anlattığı Hikaye
Finansal raporlar, ilk bakışta karmaşık rakamlar ve anlaşılmaz terimlerle dolu, göz korkutucu belgeler gibi görünebilir. Ancak nereye bakacağını bilenler için bu belgeler, bir şirketin stratejisi, karşılaştığı zorluklar ve geleceğe yönelik adımları hakkında sürükleyici hikayeler anlatır. Bu derinlemesine analizde, Akdeniz Yatırım Holding’in 30 Eylül 2025 tarihli finansal raporunu mercek altına alıyor ve rakamların arasına gizlenmiş en şaşırtıcı sinyalleri ortaya çıkarıyoruz.
——————————————————————————–
1. Neredeyse Buharlaşan Nakit: Bir Varlık Takası Operasyonu mu?
Raporda ilk göze çarpan ve en dramatik değişikliklerden biri, şirketin nakit pozisyonunda yaşanıyor. Finansal Durum Tablosu’na göre, şirketin “Nakit ve Nakit Benzerleri” kalemi, 2024 sonunda 45.258.124 TL iken, 30 Eylül 2025 itibarıyla sadece 2.434.741 TL‘ye düşmüş durumda. Bu, dokuz aylık bir sürede yaklaşık %95’lik bir azalma anlamına geliyor.
Bu denli keskin bir düşüş ilk başta endişe verici görünebilir, ancak Nakit Akış Tablosu daha karmaşık bir hikaye anlatıyor. Raporun “Yatırım Faaliyetlerinden Kaynaklanan Nakit Akışları” bölümü, 55.549.457 TL‘lik bir nakit çıkışının “Maddi Duran Varlık Alımından Kaynaklanan Nakit Çıkışları” için kullanıldığını gösteriyor. Ancak hikaye burada bitmiyor. Aynı tablo, 29.126.227 TL‘lik önemli bir nakit girişinin “İştiraklerin ve/veya İş Ortaklıklarının Pay Satışı veya Sermaye Azaltımı Sebebiyle Oluşan Nakit Girişleri” kaleminden geldiğini de ortaya koyuyor.
Bu durum, şirketin sadece nakit harcamadığını, aynı zamanda aktif bir varlık takası yürüttüğünü gösteriyor. Şirket, bir yandan iştiraklerindeki paylarını satarak nakit yaratırken, diğer yandan bu nakdi ve daha fazlasını fiziksel varlıklara agresif bir şekilde yatırıyor. Bu, şirketin sermayesini yeniden tahsis ettiği ve varlık tabanını aktif olarak yeniden şekillendirdiği önemli bir stratejik değişime işaret ediyor.
——————————————————————————–
2. Enflasyon Muhasebesi Sihri: Kâğıt Üzerindeki 29 Milyon TL’lik Kâr
Kâr veya Zarar Tablosu’nda dikkat çeken bir başka şaşırtıcı kalem ise 29.467.872 TL‘lik “Net Parasal Pozisyon Kazançları (Kayıpları)”. Bu rakam, şirketin operasyonlarından elde ettiği gerçek bir nakit kârı değil, Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ekonomilerde TMS 29 (Enflasyon Muhasebesi) standardı gereği yapılan bir muhasebe düzeltmesidir.
Basitçe ifade etmek gerekirse, bu kazancın arkasındaki mantık şudur: Enflasyonist bir ortamda, nakit gibi parasal varlıklardan daha fazla kredi gibi parasal yükümlülüğe (borca) sahip olmak, borcun reel değerinin zamanla azalması nedeniyle kâğıt üzerinde bir “kazanç” yaratır.
Bu sezgisel olarak ters gelebilecek bir durumdur. Bu “kâr”, şirketin temel operasyonel performansını maskeleyebilir ve finansal raporlamanın ekonomik gerçekliklere nasıl uyum sağladığını gösteren çarpıcı bir örnektir.
——————————————————————————–
3. Vergi Öncesi Kâr, Vergi Sonrası Zarar: Ertelenmiş Vergi Paradoksu
Raporun en ilginç paradokslarından biri kâr-zarar tablosunda karşımıza çıkıyor. Şirket, 17.213.017 TL “Sürdürülen Faaliyetler Vergi Öncesi Karı” açıklamasına rağmen, dönemi (21.646.660) TL “Sürdürülen Faaliyetler Dönem Zararı” ile kapatıyor. Kârın nasıl zarara dönüştüğünün cevabı ise tek bir kalemde gizli: (38.859.677) TL‘lik devasa “Ertelenmiş Vergi Gideri”.
Ertelenmiş vergi, en basit haliyle, bir kârın muhasebe standartlarına göre hesaplanması ile vergi kanunlarına göre hesaplanması arasındaki zamanlama farklılıklarından kaynaklanır. Bilançodaki “Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğü” kaleminin yılbaşındaki 10.131.773 TL‘den 48.994.222 TL‘ye fırlaması da bu durumu teyit ediyor. Bu, vergi muhasebesinin bir şirketin net kârlılığı üzerinde ne kadar büyük bir etkiye sahip olabileceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
——————————————————————————–
4. Paranın Aile İçinde Kalması: İki Şirkete Aktarılan On Milyonlarca Lira
Finansal Durum Tablosu’ndaki bir diğer önemli değişiklik, şirketin “ilişkili taraflar” ile olan finansal bağlarının güçlendiğini gösteriyor. “İlişkili Taraflardan Diğer Alacaklar” kalemi, dokuz ay içinde 46.319.832 TL‘den 84.650.643 TL‘ye yükselerek neredeyse ikiye katlanmış durumda.
Finansal raporlamada “ilişkili taraf”; şirketi kontrol etme veya üzerinde önemli etki yaratma gücüne sahip olan kurum ve kişileri ifade eder. Bu genellikle ana şirket, ortak kontrol altındaki diğer iştirakler, ana hissedarlar ve kilit yönetici personeli kapsar.
Dipnotlar incelendiğinde bu sermaye akışının adresi daha da netleşiyor. Bu artışın neredeyse tamamı iki şirkete yönlendirilmiş: “Akdeniz Eğitim Öğretim Yayıncılık Turizm Sanayi Ticaret A.Ş.”ye olan alacaklar 30,5 milyon TL’den 62,1 milyon TL’ye, ana ortak “Akdeniz Girişim Holding A.Ş.”ye olan alacaklar ise 4,5 milyon TL’den 19,8 milyon TL’ye çıkmış.
Bu bulgu, ilk maddede ele aldığımız yaklaşık 42,8 milyon TL’lik “buharlaşan nakit” konusuna da doğrudan ışık tutuyor. İlişkili taraflara aktarılan ek 38,3 milyon TL’lik sermaye, azalan nakit miktarının çok büyük bir bölümünü açıklıyor ve sermayenin şirket dışı yatırımlardan ziyade grup içi şirketlere yönlendirildiğini gösteriyor.
——————————————————————————–
Sonuç: Rakamların Ötesindeki Strateji
Akdeniz Yatırım Holding’in finansal raporu, yüzeydeki rakamların ötesinde agresif bir sermaye yeniden tahsis stratejisine işaret ediyor. Şirket, iştirak satışlarından elde ettiği kaynağı da kullanarak hem maddi duran varlık alımlarına hem de daha büyük ölçüde ilişkili şirketlerine devasa bir kaynak aktarımı gerçekleştirmiş. Enflasyon muhasebesinin kâğıt üzerinde yarattığı kâr, ertelenmiş vergi yükümlülüklerinin tetiklediği gerçek bir zararı gizlerken, şirketin nakdi büyük ölçüde “aile içinde” yeniden konumlandırılmış. Finansal raporların gücü de tam olarak burada yatıyor: sadece geçmişi değil, geleceğin potansiyel rotasını da aydınlatıyorlar. Bu noktada akla şu soru geliyor: Bu karmaşık sermaye yeniden tahsisi, gelecekteki büyüme için atılan cesur adımların bir yansıması mı, yoksa şirketin dikkatle izlenmesi gereken riskleri mi artırıyor?
Akdeniz Yatırım Holding A.Ş. 9 Aylık Finansal Durum Değerlendirmesi (30 Eylül 2025)
Yönetici Özeti
Bu brifing, Akdeniz Yatırım Holding A.Ş. ve bağlı ortaklıklarının 1 Ocak – 30 Eylül 2025 ara dönemine ait konsolide finansal sonuçlarını ve temel gelişmeleri özetlemektedir. Rapor, şirketin finansal performansındaki, bilançosundaki ve nakit akışındaki önemli değişimleri ve karşılaştığı temel riskleri analiz etmektedir.
Dönemin en kritik finansal gelişmeleri, gelir ve kârlılıkta geçen yılın aynı dönemine göre gözlemlenen belirgin düşüştür. Grup, 2025’in ilk dokuz ayında 103,2 milyon TL hasılat elde etmiş ve bu dönemde 21,6 milyon TL net zarar açıklamıştır. Bu sonuç, önceki yılın aynı döneminde kaydedilen 32,7 milyon TL’lik net kâr ile keskin bir tezat oluşturmaktadır. Operasyonel performanstaki bu gerilemeye rağmen, TMS 29 Enflasyon Muhasebesi standardı uyarınca kaydedilen 29,5 milyon TL’lik Net Parasal Pozisyon Kazancı, vergi öncesi kârı pozitif etkilemiştir.
Bilanço tarafında en dikkat çekici değişim, nakit ve nakit benzeri varlıkların 45,3 milyon TL’den 2,4 milyon TL’ye gerilemesidir. Bu düşüşün ana nedenleri, 55,5 milyon TL’lik maddi duran varlık alımı gibi yatırım faaliyetleri ve 10,2 milyon TL’lik borç geri ödemeleridir. Özkaynaklar, dönem zararı ve diğer kapsamlı giderlerin etkisiyle 735,1 milyon TL’den 682,9 milyon TL’ye düşmüştür.
Stratejik olarak, 3 Ocak 2025’te alınan kararla enerji sektöründeki bağlı ortaklıkların (Günpak Enerji ve iştirakleri) satışı tamamlanmış ve bu varlıklar bilançodan çıkmıştır. Bununla birlikte, Grup aleyhine açılmış ve toplam değeri 25,3 milyon TL’yi bulan çok sayıda hukuki dava önemli bir risk unsuru olarak devam etmektedir. Düşük nakit seviyesi ve yüksek değerli davalar, şirketin likidite ve koşullu yükümlülükler açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini göstermektedir.
——————————————————————————–
1. Finansal Performans Analizi (1 Ocak – 30 Eylül 2025)
1.1. Gelir ve Kârlılık
Grup’un 2025 yılının ilk dokuz ayındaki finansal performansı, bir önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında önemli ölçüde zayıflamıştır.
| Kalem | 1 Ocak – 30 Eylül 2025 (TL) | 1 Ocak – 30 Eylül 2024 (TL) | Değişim |
| Hasılat | 103.168.545 | 144.801.735 | -28,7% |
| Brüt Kâr / (Zarar) | 11.859.500 | 25.796.340 | -54,0% |
| Esas Faaliyet Kârı (Zararı) | (17.074.788) | (10.443.511) | Zarar Arttı |
| Sürdürülen Faaliyetler Dönem Kârı (Zararı) | (21.646.660) | 32.658.922 | Kârdan Zarara |
| Ana Ortaklık Payları Net Dönem Kârı / (Zararı) | (20.316.345) | 35.252.644 | Kârdan Zarara |
- Hasılat: Grubun konsolide hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre %28,7’lik bir düşüşle 103,2 milyon TL’ye gerilemiştir.
- Brüt Kâr: Satışların maliyetindeki düşüşün hasılattaki düşüşü telafi edememesi sonucunda brüt kâr %54 azalarak 11,9 milyon TL olmuştur.
- Faaliyet Zararı: Pazarlama ve özellikle Genel Yönetim Giderleri’ndeki artış, Esas Faaliyet Zararını 17,1 milyon TL’ye yükseltmiştir.
- Net Zarar: Dönem, vergi giderinin de etkisiyle 21,6 milyon TL net zararla kapatılmıştır. Bu, bir önceki yılın aynı döneminde elde edilen 32,7 milyon TL’lik net kâra kıyasla önemli bir gerilemedir.
1.2. Enflasyon Muhasebesi Etkisi (TMS 29)
Finansal tablolar, TMS 29 “Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama” standardına göre düzeltilmiştir. Bu standardın en önemli etkilerinden biri, kâr veya zarar tablosuna yansıtılan “Net Parasal Pozisyon Kazançları (Kayıpları)” kalemidir.
- Grup, 2025’in ilk dokuz ayında 29.467.872 TL net parasal pozisyon kazancı kaydetmiştir.
- Bu kazanç, operasyonel zarara rağmen Sürdürülen Faaliyetler Vergi Öncesi Kârı’nın 17.213.017 TL olarak gerçekleşmesini sağlamıştır. Ancak, 38.859.677 TL tutarındaki yüksek vergi gideri (büyük ölçüde ertelenmiş vergi) sonucu net zarara dönmüştür.
2. Finansal Durum Tablosu (Bilanço) Değerlendirmesi (30 Eylül 2025)
Grup’un finansal durum tablosu, varlık ve kaynak yapısında önemli değişimleri ortaya koymaktadır.
| Kalem | 30 Eylül 2025 (TL) | 31 Aralık 2024 (TL) | Değişim |
| Dönen Varlıklar | 181.135.677 | 260.380.996 | -30,4% |
| Duran Varlıklar | 629.958.948 | 582.080.797 | +8,2% |
| TOPLAM VARLIKLAR | 811.094.625 | 842.461.793 | -3,7% |
| Kısa Vadeli Yükümlülükler | 77.488.589 | 92.258.640 | -16,0% |
| Uzun Vadeli Yükümlülükler | 50.754.121 | 15.098.131 | +236,2% |
| ÖZKAYNAKLAR | 682.851.915 | 735.105.022 | -7,1% |
| TOPLAM KAYNAKLAR | 811.094.625 | 842.461.793 | -3,7% |
2.1. Varlık Yapısı
- Nakit ve Nakit Benzerleri: Grubun likidite pozisyonunda en dikkat çekici düşüş yaşanmıştır. Nakit varlıklar 45,3 milyon TL’den 2,4 milyon TL’ye gerilemiştir.
- Satış Amaçlı Sınıflandırılan Duran Varlıklar: 31 Aralık 2024’te 49 milyon TL olan bu kalem, Günpak Enerji ve iştiraklerinin satılmasıyla sıfırlanmıştır.
- Maddi Duran Varlıklar: Yeni yatırımların etkisiyle 333,5 milyon TL’den 390,2 milyon TL’ye yükselmiştir.
- Diğer Alacaklar: Özellikle ilişkili taraflardan olan diğer alacaklar, kısa vadeli dönen varlıklar içinde 84,7 milyon TL ile önemli bir yer tutmaktadır.
2.2. Yükümlülükler ve Özkaynaklar
- Uzun Vadeli Yükümlülükler: Bu kalemde görülen %236’lık artışın temel nedeni, Ertelenmiş Vergi Yükümlülüğü‘nün 10,1 milyon TL’den 49 milyon TL’ye yükselmesidir. Bu durum, büyük ölçüde maddi duran varlıkların TFRS ve vergi değerleri arasındaki farklardan kaynaklanmaktadır.
- Özkaynaklar: Toplam kapsamlı zararın etkisiyle özkaynaklar %7,1 azalarak 682,9 milyon TL’ye gerilemiştir. Ana ortaklığa ait özkaynaklar ise 652,1 milyon TL’den 621,4 milyon TL’ye düşmüştür.
3. Nakit Akış Analizi
Dönem sonundaki düşük nakit seviyesinin nedenleri nakit akış tablosunda açıkça görülmektedir:
- İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışları: Grup, operasyonlarından 10,3 milyon TL nakit yaratmıştır. Bu rakam, önceki yılın aynı dönemindeki 43,5 milyon TL’ye göre önemli bir düşüşü ifade etmektedir.
- Yatırım Faaliyetlerinden Nakit Akışları: Bu faaliyetler 34,8 milyon TL net nakit çıkışına neden olmuştur. Dönem içinde 55,5 milyon TL maddi duran varlık alımı yapılmış, bu çıkış iştirak satışından elde edilen 29,1 milyon TL nakit girişi ile kısmen dengelenmiştir. Ayrıca 10,4 milyon TL temettü ödemesi de bu kategoride nakit çıkışına yol açmıştır.
- Finansman Faaliyetlerinden Nakit Akışları: Ağırlıklı olarak borç ödemeleri nedeniyle 11,8 milyon TL net nakit çıkışı yaşanmıştır.
- Sonuç: Bu nakit akışları sonucunda dönem başında 45,3 milyon TL olan nakit ve nakit benzerleri, dönem sonunda 2,4 milyon TL’ye düşmüştür.
4. Operasyonel ve Stratejik Gelişmeler
- Grup Yapısı: Holding, kauçuk-plastik (Milya Endüstri), kimya (Tarsan Gıda, Nanox Kimyasal) ve dış ticaret (Verdala Danışmanlık) gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren bağlı ortaklıklara sahiptir. ATG Çevre Geri Dönüşüm şirketi henüz faaliyete başlamamıştır.
- Varlık Satışı: 3 Ocak 2025 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile Günpak Enerji ve bağlı ortaklıklarının (Energen, Gesun, Solargen) paylarının tamamı 39.077.154 TL bedelle Neon Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş.’ye satılmıştır. Bu satış işlemi öncesinde, ilgili varlıkların gerçeğe uygun değerini yansıtmak amacıyla 31 Aralık 2024 bilançosunda 118,9 milyon TL değer düşüş karşılığı ayrılmıştır.
- İlişkili Taraf İşlemleri: Grup, ilişkili taraflarla yoğun ticari ve finansal ilişkilere sahiptir. 30 Eylül 2025 itibarıyla;
- İlişkili taraflardan kısa vadeli ticari alacaklar 4,8 milyon TL‘dir.
- İlişkili taraflardan kısa vadeli diğer alacaklar 84,7 milyon TL gibi çok yüksek bir seviyededir.
- İlişkili taraflara kısa vadeli ticari borçlar 3,2 milyon TL, diğer borçlar ise 36,7 milyon TL‘dir.
5. Temel Riskler ve Belirsizlikler
- Hukuki Riskler: Grup, önemli hukuki risklerle karşı karşıyadır. Rapor tarihi itibarıyla;
- Grup aleyhine açılmış ve devam eden 1.008 adet dava bulunmaktadır ve bu davaların toplam tutarı 21.067.751 TL‘dir.
- Grup aleyhine yürütülen 359 adet icra takibi olup, toplam tutarı 7.957.625 TL‘dir.
- Toplamda 25,3 milyon TL‘yi aşan bu davalar ve takipler için, sonucun öngörülememesi nedeniyle finansal tablolarda herhangi bir karşılık ayrılmamıştır. Bu durum, gelecekte finansal sonuçlar üzerinde olumsuz bir etki yaratma potansiyeli taşımaktadır.
- Likidite Riski: Dönem sonunda nakit ve nakit benzerlerinin 2,4 milyon TL gibi düşük bir seviyeye inmesi, potansiyel bir likidite riski oluşturmaktadır. Grubun operasyonel ihtiyaçlarını ve borç yükümlülüklerini karşılama kapasitesi yakından izlenmelidir.
- Kur Riski: Grubun 30 Eylül 2025 itibarıyla 6,7 milyon TL karşılığı net yabancı para yükümlülük pozisyonu bulunmaktadır. Bu pozisyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı şirketi finansal olarak hassas kılmaktadır. ABD Doları kurundaki %10’luk bir artışın kâr/zarar üzerinde yaklaşık 671 bin TL‘lik negatif bir etki yaratacağı öngörülmektedir.