Artemis Halı’nın Finansal Raporundaki 3 Şaşırtıcı Gerçek: Rakamların Ardındaki Hikaye
Giriş: Rakamların Ötesine Bakmak
Artemis Halı’nın son finansal raporu, dışarıdan bakıldığında parlak görünen ama kapıyı araladığınızda ciddi sorunların sinyalini veren bir eve benziyor. Finansal tablolar, genellikle rakamlarla dolu, karmaşık belgeler olarak görülür. Ancak bazen bir şirketin gerçek sağlığına, zorluklarına ve gizli zaferlerine dair çarpıcı hikayeler anlatırlar. Gelin, bu evin odalarında dolaşıp Artemis Halı’nın rakamlarının sakladığı üç büyük sırrı ortaya çıkaralım.
——————————————————————————–
1. Kâr Paradoksu: Satışlar Çakılırken Net Kâr Nasıl Uçuşa Geçti?
Artemis Halı’nın finansal tablosu, operasyonel performanstaki ciddi düşüşü maskeleyen bir paradoksla başlıyor. Şirketin ana faaliyetleri alarm verirken, net kârı şaşırtıcı bir şekilde artmış görünüyor.
Hikayenin ilk ve en önemli perdesi operasyonlarda açılıyor ve ne yazık ki sahne karanlık. Şirketin satışları ve faaliyet kârlılığında keskin bir düşüş yaşanıyor. Rakamlar, bu düşüşün boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor:
- Hasılat (Gelir): 2024’ün ilk dokuz ayında 885 milyon TL iken, 2025’in aynı döneminde %37’lik bir düşüşle 556,4 milyon TL’ye geriledi.
- Esas Faaliyet Kârı (Operasyonel Kâr): Düşüş burada çok daha dramatik. 2024’ün ilk dokuz ayında 219,6 milyon TL olan operasyonel kâr, 2025’in aynı döneminde %82’lik bir çöküşle sadece 38,4 milyon TL’ye düştü.
Peki bu sihrin sırrı ne? Bu olumsuz tabloya rağmen Net Dönem Kârı 126,3 milyon TL’den 165,2 milyon TL’ye nasıl yükselebildi? Cevap, üretim bandında veya satış rakamlarında değil, muhasebe kayıtlarının derinliklerinde gizli bir “hayalet” kalemde yatıyor: Ertelenmiş Vergi Geliri. Şirket, 2025’te 99 milyon TL’lik bir ertelenmiş vergi geliri kaydetti. Oysa bir önceki yılın aynı döneminde 67,9 milyon TL’lik bir vergi gideri vardı. Bu tek kalem, operasyonlardaki zayıflığa rağmen net kârı tek başına yukarı taşıdı. Bu, sürdürülebilir bir başarıdan çok, bilançoyu teknik olarak olumlu etkileyen tek seferlik bir düzeltmedir.
Kârlılıktaki bu muhasebe oyunu perdenin sadece bir kısmı. Bilançonun içine daldığımızda, fırtınanın asıl koptuğu yeri görüyoruz: şirketin depoları ve kasası arasındaki tehlikeli makas.
——————————————————————————–
2. Bilanço Makası: Bir Yanda Dağ Gibi Büyüyen Stoklar, Diğer Yanda Eriyen Alacaklar
Bilançonun iki önemli kalemindeki zıt yönlü hareket, şirketin operasyonel döngüsündeki stresi gözler önüne seren bir başka şaşırtıcı tablo sunuyor: Stoklar patlarken, ticari alacaklar eriyor.
Bu iki zıt hareket, aslında aynı madalyonun iki yüzü: satış yapamama sorunu.
- Bir yanda stok dağı: Stoklar, 2024 sonunda 758,5 milyon TL iken, sadece dokuz ay içinde %55 gibi çarpıcı bir oranda artarak 1,18 milyar TL‘ye ulaştı. Düşen satışlarla birleşince bu durumun anlamı netleşiyor: Şirket, ürettiği halıları satamıyor ve depolarında devasa bir stok birikiyor.
- Diğer yanda eriyen alacaklar: Ticari Alacaklar, 2024 sonundaki 750,4 milyon TL seviyesinden, 2025 Eylül sonunda 399,4 milyon TL‘ye gerilemiş durumda.
Şirket, bir yandan yeni satış yapamadığı için yeni alacak üretemiyor—bu yüzden alacaklar eriyor gibi görünüyor. Diğer yandan, satılamayan ürünler depolarda yığılarak stokları bir dağ gibi büyütüyor. Kısacası, şirketin alacak tahsilatındaki başarısı geçmişin bir zaferiyken, stoklardaki artış bugünün ve geleceğin en büyük tehdididir.
——————————————————————————–
3. Nakit Akışının Sırrı: Operasyonlar Hâlâ Nakit Yakıyor, Ama Tahsilatlar Can Suyu Oluyor
Bir şirketin sağlığının en önemli göstergesi ana faaliyetlerinden nakit üretip üretemediğidir. Artemis Halı’nın nakit akış tablosu, operasyonlarının hâlâ nakit “yaktığını” ancak bu yangının eski tahsilatların suyuyla geçici olarak söndürüldüğünü ortaya koyuyor.
İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışları, 2025’in ilk dokuz ayında 22,6 milyon TL negatif (nakit çıkışı) olarak gerçekleşti. Bu, şirketin ana faaliyetlerinin kendi masraflarını karşılayacak nakdi henüz üretemediği anlamına geliyor. Ancak bu rakam, geçen yılın aynı dönemindeki 193,1 milyon TL‘lik devasa nakit çıkışına göre büyük bir iyileşme gibi görünüyor.
Peki bu iyileşmenin ardındaki gerçek ne? Aslında olan şudur: Artemis Halı, satamadığı ve depoda beklettiği halıları (-418,7 milyon TL nakit çıkışı) finanse etmek için eski müşterilerinden topladığı parayı (+327,4 milyon TL nakit girişi) kullanıyor. Bu, bir cebinden alıp diğerine koymaktan farksız, sürdürülebilir bir nakit üretimi değil, acil durum yönetimidir. Şirket, operasyonel olarak hâlâ para yakıyor; sadece bu yangını eski tahsilatların suyuyla geçici olarak söndürüyor.
——————————————————————————–
Sonuç: Ufuktaki Soru İşaretleri
Artemis Halı’nın raporu, finansal tabloların yüzeydeki rakamların ötesinde okunması gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor. İlk bakışta görünen net kâr artışı, operasyonel olarak zorlu bir dönemden geçen şirketin gerçek durumunu yansıtmaktan uzak. Düşen satışlar, eriyen faaliyet kârlılığı ve dağ gibi biriken stoklar, şirketin önündeki temel zorluklar olarak öne çıkıyor. Başarılı alacak tahsilatı ve ertelenmiş vergi geliri gibi faktörler şimdilik bir tampon görevi görse de, bunların sürdürülebilir çözümler olmadığı aşikâr.
Asıl soru şu: Artemis Halı, ertelenmiş vergi geliri ve eski alacak tahsilatı gibi tek kullanımlık can simitleri tükendiğinde, operasyonlarından nakit yakan ve dağ gibi büyüyen stokların altında ezilen bu gemiyi kârlı bir limana yanaştırabilecek mi, yoksa rakamların ardındaki bu fırtına, şirketi daha derin sulara mı sürükleyecek?
Artemis Halı A.Ş. 2025 Üçüncü Çeyrek Finansal Durum Değerlendirmesi
Yönetici Özeti
Artemis Halı A.Ş.’nin 1 Ocak – 30 Eylül 2025 dönemine ait finansal tabloları, şirketin operasyonel performansında önemli zorluklar yaşandığını, ancak muhasebesel kalemlerin etkisiyle net kârda artış kaydettiğini göstermektedir. Hasılat ve esas faaliyet kârı, bir önceki yılın aynı dönemine göre belirgin bir şekilde düşerken, ertelenmiş vergi geliri ve yüksek enflasyon muhasebesi (TMS 29) kaynaklı parasal pozisyon kazançları sayesinde net dönem kârı artmıştır.
Temel Bulgular:
- Operasyonel Performansta Düşüş: Şirketin 9 aylık hasılatı, 2024’ün aynı dönemindeki 885,0 milyon TL’den %37 azalarak 556,4 milyon TL’ye gerilemiştir. Artan pazarlama ve yönetim giderlerinin de etkisiyle esas faaliyet kârı 219,6 milyon TL’den %82’lik bir düşüşle 38,4 milyon TL’ye inmiştir.
- Net Kâr Artışının Kaynağı: Operasyonel kârdaki sert düşüşe rağmen, net dönem kârı 126,3 milyon TL’den 165,2 milyon TL’ye yükselmiştir. Bu artışın temel nedenleri, 99,0 milyon TL’lik ertelenmiş vergi geliri ve 31,3 milyon TL’lik net parasal pozisyon kazancıdır. Bu durum, kârın temel faaliyetlerden ziyade vergi ve enflasyon muhasebesi düzeltmelerinden kaynaklandığını göstermektedir.
- Bilanço Dinamikleri: Bilanço tarafında en dikkat çekici gelişmeler stoklar ve ticari alacaklarda yaşanmıştır. Stoklar, 758,5 milyon TL’den 1,18 milyar TL’ye çıkarak önemli bir artış kaydetmiştir. Buna karşılık, ticari alacaklar 750,4 milyon TL’den 399,4 milyon TL’ye gerileyerek tahsilat performansında iyileşmeye işaret etmektedir.
- Borçluluk Yapısındaki Değişim: Şirketin uzun vadeli yükümlülükleri önemli ölçüde azalırken, kısa vadeli borçlanmaları artmıştır. Bu durum, borç yapısının vadesinin kısaldığını göstermektedir.
- Artan Kur Riski: Şirketin net yabancı para pozisyonu, 2024 sonunda 30,7 milyon TL’lik varlık pozisyonundan, 30 Eylül 2025 itibarıyla 258,5 milyon TL’lik yükümlülük (açık) pozisyonuna dönmüştür. Bu, şirketi kur dalgalanmalarına karşı daha hassas hale getiren önemli bir risk faktörüdür.
Sonuç olarak, 2025’in ilk dokuz ayında Artemis Halı’nın operasyonel verimliliği ve satış performansı baskı altında kalmıştır. Finansal tablolar, stok yönetimi ve kur riski gibi konuların yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koyarken, tahsilat performansındaki iyileşme ve ertelenmiş vergi varlığının oluşması olumlu gelişmeler olarak öne çıkmaktadır.
——————————————————————————–
1. Kurumsal Profil ve Operasyonel Faaliyetler
- Tarihçe ve Faaliyet Alanı: 2012 yılında Gaziantep’te “BGM Halı Sanayi ve Ticaret A.Ş.” adıyla kurulan şirket, 2015’te “Artemis Halı A.Ş.” unvanını almıştır. Ana faaliyet konusu her türlü el ve makine halısı, yolluk, kilim ve tekstil ürünlerinin imalatı, ithalatı, ihracatı ve pazarlamasıdır.
- Tesisler ve Kapasite: Şirketin yönetim merkezi İstanbul Beşiktaş’ta, fabrikası ise Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi’nde yer almaktadır. Toplam 32.346 m²’lik bir alana sahip olan fabrikanın yıllık halı dokuma kapasitesi 1.994.304 m²’dir (06.01.2025 tarihli kapasite raporuna göre).
- İstihdam: 30 Eylül 2025 itibarıyla ortalama personel sayısı, 2024 sonundaki 192 kişiden 202 kişiye yükselmiştir.
- İhracat Pazarları: Şirket, başta ABD, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihracat yapmaktadır.
- Sermaye Yapısı ve Halka Arz: Şirket payları 4 Mart 2024 tarihinde Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlamıştır. 30 Eylül 2025 itibarıyla ödenmiş sermayesi 70.000.000 TL olup, ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
- Davut Tolga Batallı: %48,99
- Tolga Batallı: %22,66
- Halka Açık Kısım: %28,34
——————————————————————————–
2. Finansal Performans Analizi (01.01-30.09 Dönemi Karşılaştırması)
Gelirler ve Kârlılık
Şirketin 2025 yılının ilk dokuz aylık performansı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla operasyonel bazda önemli bir gerileme göstermektedir. Hasılat ve brüt kârdaki düşüş, artan faaliyet giderleriyle birleşerek esas faaliyet kârında sert bir daralmaya yol açmıştır.
| Kalem (TL) | 01.01 – 30.09.2025 | 01.01 – 30.09.2024 | Değişim (%) |
| Hasılat | 556.392.132 | 885.023.584 | -37,1% |
| Satışların Maliyeti (-) | (380.597.196) | (558.639.138) | -31,9% |
| Brüt Kâr | 175.794.936 | 326.384.446 | -46,1% |
| Pazarlama Giderleri (-) | (66.907.488) | (50.319.352) | +33,0% |
| Genel Yönetim Giderleri (-) | (62.101.716) | (50.875.989) | +22,1% |
| Esas Faaliyet Kârı | 38.371.206 | 219.611.504 | -82,5% |
| Net Dönem Kârı | 165.210.044 | 126.268.952 | +30,8% |
- Hasılat Düşüşü: Net satışlar, 2024’ün ilk dokuz ayına göre %37 oranında azalarak 556,4 milyon TL’ye gerilemiştir. Bu düşüş, şirketin ana faaliyetlerindeki zayıflamaya işaret etmektedir.
- Kâr Marjlarında Daralma: Hasılat düşüşüne rağmen pazarlama ve genel yönetim giderlerinin artması, kâr marjları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuştur. Esas faaliyet kârı %82,5 gibi çok sert bir düşüş yaşamıştır.
Net Kârın Arkasındaki Faktörler
Operasyonel performanstaki bu negatif tabloya karşın net kârın artması, faaliyet dışı ve muhasebesel kalemlerden kaynaklanmaktadır:
- Vergi Geliri Etkisi: 2024’ün aynı döneminde 82,4 milyon TL vergi gideri kaydeden şirket, 2025’te 92,8 milyon TL vergi geliri elde etmiştir. Bu durumun ana kaynağı, 99,0 milyon TL tutarındaki ertelenmiş vergi geliridir.
- Enflasyon Muhasebesi (TMS 29) Etkisi: Yüksek enflasyonlu ekonomilerde uygulanan TMS 29 standardı kapsamında şirket, 2024’te 45,8 milyon TL net parasal pozisyon kaybı yazarken, 2025’te 31,3 milyon TL net parasal pozisyon kazancı kaydetmiştir. Bu kalem, kâr/zarar tablosunda yaklaşık 77 milyon TL’lik pozitif bir etki yaratmıştır.
——————————————————————————–
3. Finansal Durum Analizi (30.09.2025 vs 31.12.2024)
Varlık Yapısı
Şirketin toplam varlıkları, 2024 sonundaki 2,54 milyar TL’den 2,69 milyar TL’ye yükselmiştir. Varlık yapısındaki en önemli değişimler dönen varlık kalemlerinde gözlemlenmektedir.
| Varlık Kalemi (TL) | 30 Eylül 2025 | 31 Aralık 2024 | Değişim (%) |
| Nakit ve Nakit Benzerleri | 161.897.553 | 179.867.875 | -10,0% |
| Ticari Alacaklar | 399.416.770 | 750.397.499 | -46,8% |
| Stoklar | 1.177.262.201 | 758.518.990 | +55,2% |
| Toplam Dönen Varlıklar | 1.825.456.438 | 1.761.836.112 | +3,6% |
| Toplam Varlıklar | 2.691.709.449 | 2.539.023.740 | +6,0% |
- Stok Artışı: Stoklardaki %55’lik artış, yaklaşık 419 milyon TL’lik bir kaynak kullanımına işaret etmektedir. Bu durum, satılamayan ürün miktarının arttığını veya hammadde maliyetlerinin yükseldiğini gösterebilir ve likidite üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşır.
- Alacaklarda Azalma: Ticari alacaklardaki %47’lik düşüş, tahsilat süreçlerinin etkinliğini göstermesi açısından olumlu bir gelişmedir ve nakit akışına pozitif katkı sağlamıştır.
Yükümlülük ve Özkaynak Yapısı
Toplam kaynaklar içinde yükümlülüklerin payı azalırken, özkaynaklar dönem kârının etkisiyle güçlenmiştir.
| Kaynak Kalemi (TL) | 30 Eylül 2025 | 31 Aralık 2024 | Değişim (%) |
| Kısa Vadeli Yükümlülükler | 432.835.909 | 294.772.615 | +46,8% |
| Uzun Vadeli Yükümlülükler | 42.278.228 | 193.195.694 | -78,1% |
| Toplam Yükümlülükler | 475.114.137 | 487.968.309 | -2,6% |
| Özkaynaklar | 2.216.595.312 | 2.051.055.431 | +8,1% |
- Borç Vadesinin Kısalması: Uzun vadeli yükümlülüklerdeki 151 milyon TL’lik düşüş dikkat çekicidir. Bu düşüşün temel nedeni, 2024 sonunda 93,1 milyon TL olan ertelenmiş vergi yükümlülüğünün 2025’te ortadan kalkması ve uzun vadeli borçlanmalardaki azalmadır. Buna karşılık kısa vadeli yükümlülükler, özellikle kısa vadeli borçlanmaların 53,6 milyon TL’den 138,5 milyon TL’ye çıkmasıyla artmıştır.
- Özkaynak Büyümesi: 165,2 milyon TL’lik dönem kârı, özkaynakların 2,22 milyar TL’ye ulaşmasını sağlamıştır.
——————————————————————————–
4. Nakit Akış Analizi
- İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışı: 22,6 milyon TL negatif nakit akışı yaratılmıştır. Bu rakam, 2024’ün aynı dönemindeki 193,1 milyon TL’lik negatif akışa göre önemli bir iyileşmeyi temsil etmektedir. Ticari alacaklardaki azalmadan gelen 327,4 milyon TL’lik nakit girişi, stoklardaki 418,7 milyon TL’lik artış (nakit çıkışı) tarafından büyük ölçüde dengelenmiştir.
- Yatırım Faaliyetlerinden Nakit Akışı: Maddi ve maddi olmayan duran varlık alımları nedeniyle 131,4 milyon TL’lik nakit çıkışı gerçekleşmiştir. Bu, şirketin yatırım yapmaya devam ettiğini göstermektedir.
- Finansman Faaliyetlerinden Nakit Akışı: Yeni borçlanmalar ve alınan faizler sayesinde 172,5 milyon TL’lik nakit girişi sağlanmıştır.
- Sonuç: Tüm faaliyetler sonucunda şirketin nakit ve nakit benzerleri, dönem başında 179,9 milyon TL iken, enflasyon etkisi de dahil edildiğinde dönem sonunda 161,9 milyon TL’ye gerilemiştir.
——————————————————————————–
5. Önemli Risk Faktörleri
- Operasyonel Risk: Hasılat ve esas faaliyet kârındaki keskin düşüş, pazar koşullarının zorlaştığına veya şirketin rekabet gücünde zayıflama yaşandığına işaret etmektedir. Bu trendin devam etmesi, şirketin uzun vadeli sürdürülebilirliği için bir risk teşkil etmektedir.
- Stok Yönetimi Riski: Stoklardaki 419 milyon TL’lik artış, önemli bir işletme sermayesinin stoklara bağlanmasına neden olmuştur. Bu durum, stokların nakde çevrilememesi, değer düşüklüğü veya yüksek depolama maliyetleri gibi riskleri beraberinde getirmektedir.
- Kur Riski: Şirketin döviz pozisyonu, 2024 sonundaki 30,7 milyon TL’lik net varlık (fazla) pozisyonundan, 30 Eylül 2025 itibarıyla 258,5 milyon TL’lik net yükümlülük (açık) pozisyonuna dönmüştür. Bu durum, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi halinde şirketin finansal tablolarının olumsuz etkileneceği anlamına gelmektedir. Yapılan duyarlılık analizine göre, döviz kurlarında %10’luk bir artışın kâr/zarar üzerinde yaklaşık 25,9 milyon TL’lik negatif bir etki yaratması beklenmektedir.
- Likidite Riski: İşletme faaliyetlerinden negatif nakit akışı yaratılması ve borç vadesinin kısalması, likidite yönetimine daha fazla önem verilmesini gerektirmektedir. Mevcut nakit seviyesi yeterli görünse de, operasyonel nakit yaratma kabiliyetindeki zayıflık takip edilmelidir.